İncelikler Yüzünden (2011′e sitem)
“Hayatımın en mutlu anıymış, bilmiyordum.” diyordu Orhan Pamuk, Masumiyet Müzesi’nin ilk cümlesinde… İnsan nasıl bilebilir ki zaten. Bilseydim söylerdim, Canlı Para’nın mülakatında sorduklarında, hayatınızda en mutlu olduğunuz an neydi dediklerinde. Öyle ya bu seneki olaylardan biri de başvurmamama rağmen iki kere onun mülakatına gitmemdi. Aklıma yeni geldi, pek önem arz etmedi zira.
Peki, şimdi size bu yılın verdiği en büyük dersi açıklıyorum:
“Plan yapma,
çünkü hiçbirşey planladığın gibi gitmeyecek”.
Örneklerle mi gitmek istersiniz?
Bakalım bu senenin en başlarına, en can arkadaşlarımdan birinin planlarına;
Plan: Mezun ol, ülkene dön, nişanlan, iş bul.
Gerçek: Mezun ol, ülkende isyan başlasın, burada kal(mak zorunda kal).
(yazar burada ünlem ve soru işaretleri ile doluyor)
Benim Planlar
Ve o dönemlerde ben beklemedeydim, bana bir start verilsin, birşey olsun, bir başlangıç noktasına gideyim ve her alanda planlarımı gerçekleştirmeye başlayayım diye. Başlangıç noktam tam olarak yılın ortasına denk geldi.
1 Temmuz 2011, Cuma.
Bu yılımın en mutlu anıymış, bilmiyordum.
Bilmeliydim belki de çünkü herkese nasip olmayacak güzellikte bir an ve geceydi. Start noktamın geldiğini biliyordum sadece. Planın raydan çıktığı nokta da tam olarak burasıydı. Yukarıda yazdığım dersin uygulama kısmı başlamıştı.
Belki de o yüzden şu Mor ve Ötesi şarkısını duyduğuma aklıma hep o en güzel akşamım ve onu takip eden günler geliyor.
Kız en güzel en hafif giysisini giymiş
Oğlan renkli bi’ dünya boyamış
Kapkara kapılar sormuşlar onlara
Ayıp olmaz mı
Bu işler o kadar kolay mı?
Değildi. Yılın ikinci yarısı artan bir ivmeyle kendini sağa sola çarpıyor, bütün planlarımı ve planlarımızı ya zedeleyip kırıyor ya da yolda düşürüp orada bırakıyordu. Eylül ortasına geldiğimizde şiddeti Tsunami kıvamındaydı. Sonra geri çekilmeye başladı. Ama Tsunami kurbanlarının hayatı eskisi gibi olamazdı artık.
Metanet ve sabır iyi özellikler değildi artık.
Bütün hedeflerin netlik ayarı bozulmuştu.
En sağlam sanılan şeyler bile dalgaların etkisiyle değişmişlerdi.
(Bu kısmın fon müziği de Sertap’tan geliyor; İncelikler Yüzünden)
Öyle bir yıldın ki 2011 ne unutulabilirsin ne de hatırlanılmak istersin. Askerde bir SS kuralı varmış ya, onu baz aldın, olgunlaştırdın büyüttün bizi, ama katılaştıramadın. Belki o yüzden içten söyleyemiyorum şarkının nakarat kısmını, diyemiyorum ”Evet artık beni asla yaralayamaz hayat eğer istemezsem” çünkü biliyorum yapabilir. Ama belki 2012 senin gibi değildir di mi?
Unutulmayacağın kesin 2011, son iki gününde kıyak geçtin diye affedileceğini sanma.
2012 bu da sana;
Storm clouds may gather
And stars may collide
http://www.youtube.com/watch?v=hvJpJl04cAI
(Fotoğraflar 2011′in ikinci yarısından random fotoğraflardır)




