The Social Network
Yönetmen: David Fincher
Oyuncular: Jesse Eisenberg, Andrew Garfield, Justin Timberlake
Merve notu: 7,5
Truva Savaşı’nın sebebi dünyanın en güzel kadını Helen’dir, Osmanlı Devleti’nin yıkılış sürecinde haremdeki hırslı kadınların katkısı büyüktür, VIII. Henry tutkuları ile hareket ederek bir kadın, Anne Boleyn, için ülkesinin bütün kaderini değiştirmiştir.
Bir kadın nelere sebep olabilir? Gurur ve gurur kırıklığı nelere sebep olabilir? Hırs, ego ve kendine güvensizlik nelere sebep olabilir?
Şimdi başka sorulara geçeyim. Bugün kaç arkadaşınızın profil fotoğrafına baktınız? Bunların kaçına yorum yazdınız, kaçını etiketlediniz? İlkokul arkadaşlarınızı buldunuz mu? Hiç hoşlandığınız birinin sevgilisi var mı diye profilinden kontrol ettiniz mi? Doğumgünü olan arkadaşınıza sanal bir ayıcık yollayıp çifliğinizde inekler beslediniz mi? Bu soruların bir tanesine bile verecek cevabınız varsa, tebrikler! Siz de dünyadaki 500 milyonluk elit bir gruba mensupsunuz!
Elit mi dedim? Tamam artık pek öyle değil. Ancak 2004 yılında “The Facebook” yeni kurulduğunda yalnızca Harvard öğrencilerine özel bir sistemdi. Tabi önce A.B.D’deki diğer büyük üniversitelere, sonra Avrupa’dakilere ve sadece bir kaç yıl içinde tüm dünyaya yayılana kadar.
Bu hikayenin arka planındaki olayları ise The Social Network filmini izleyerek öğreniyoruz.
Tıpkı başta bahsettiğim tarihi olaylardaki gibi, şu anda tam bir çılgınlık halini almış olan bu sanal dünyanın sebebi de, nelere sebep olacağını bilmeyen bir kızcağız. Erica, pek bir ukala olan erkek arkadaşından ayrılıyor. Bu erkek arkadaş Mark Zuckerberg gibi bilgisayar dahisi bir nerd olduğu kadar kindar ve çirkef de olunca olanlar oluyor.
O gece hazırladığı kızların karşılaştırılmasına dayanan sitesi 22000 hit alınca, kendisine başka bir teklif geliyor. Okuldaki insanların profil açacakları, arkadaşları ile irtibat halinde olacakları, fotoğraf koyabilecekleri (ve sitede yazdığı gibi Photos, Events, Videos, Groups, and Pages içeren) bir sosyal ağ fikri ortaya atılıyor. Mark bu fikri ortadan alıp öyle bir hale getiriyor ki, milyarder olmakla kalmıyor bir sürüe de düşman ediniyor. Başta da en yakın arkadaşını.
Filmde en vurucu nokta (Facebook’un büyüme hızı ve miktarı dışında yani) Mark’ın tartışmalı karakteri. Gerçekten böyle mi oldu olay, gerçekten böyle asshole bir insan mı kendisi bilemiyoruz tabii. Ancak hem en yakın arkadaşının hem de fikri onlardan çaldığını iddia eden ikiz kardeşlerin açtıkları davaları kazandıklarına bakınca ateş olmayan yerden duman çıkmaz diye düşünüyor insan.
Göze çarpan (ve şaşırtıcı) bir oyunculuk da Justin Timberlake’e ait. Dikkat etmenizi tavsiye ederim.
Ben filmi ilginç ve düşündürücü buldum. Hayatımızda bu kadar yer etmiş bir şeyin hikayesi izlemeye değer.
Hiç kurulmasaydı, daha yüksek bir not ortalaması ile mezun olabileceğimi de düşününce… Ben de mi dava açsam acaba? Damn you Zuckerberg!!! Bi saniye, bi notification gelmiş, bakıyım geliyorum.
Oyuncular: Julia Roberts, Javier Bardem, James Franco,
Merve notu: 7






