The Other Boleyn Girl- Boleyn Kızı
Yönetmen: Justin Chadwick
Oyuncular: Natalie Portman, Scarlett Johansson, Eric Bana
Imdb notu: 6,7
İngiltere’nin puslu havası kadar karanlık bir hikâye; ülkenin kaderini değiştirip, İngiltere’yi bugünlerine getiren tarihin sayfalarının, gerçekler ve hayal gücü ile birleştirilerek beyazperdeye aktarılmış hali; Kral VIII. Henry ve Boleyn Ailesi Kızları ve bunun yanında çıkar çatışmaları, din faktörü, güç arzusu, takıntılar ve İngiliz entrikalarına kadın entrikaları eklendiğinde olabilecekler…
Konu irdelenmeye değecek kadar enteresan ve değmeyecek kadar da sırlarla dolu. Saplantılı ama güçlü bir kral olan Henry Tudor, çeşitli iteklemeler sayesinde Boleyn ailesinin güzel kızlarından önce birini, sonra ötekini gözdesi haline getirir. Bu durum haliyle iki kız kardeşi birbirine düşürecektir. Ancak kral fevrîdir; kendisine bir erkek varis veremediği için 40 yıllık karısından vazgeçtiği gibi, her şeyi kolayca gözden çıkarabilmektedir (sonuçta adam kral!). Eric Bana’yı bu rolde vasat bulduğumu söyleyebilirim. Bu durum, senaryo başrolde olması gereken bu ilginç karaktere yeterince yer ayırmadığından kaynaklanıyor olabilir tabii.
Anne Boleyn’e gelince, o, filmde de belirtildiği gibi, kadınların kaderinin babaları tarafından çizildiği bir dünyada kendi yolunu kendisi açmış, hırslı ve güçlü bir kadın (saman altından su yürüten de diyebiliriz). Natalie Portman her ne kadar iyi oyunculuğu ile Anne Boleyn’in “oyunculuklarını” güzel anlatsa da, bence bu filmde yeteri kadar vurgulanamamış bir kötülük var ortada. Çıkarları olanları işlerine gelenlere güç bahşedip, işlerine gelmediklerinde sınırı olmayan bir saldırı ve iftira silsilesi ile onları indirmesi, sadece Anne Boleyn’in başına gelen bir durum değil. Her ne kadar filmde gerçek kadar kurgu da bulunsa, VIII. Henry’nin dönemi daha detaylı incelendiğindengerçekten ne kadar kanlı bir dönem olduğu görülür.
Filmin gidişatı ile ilgili bir sorun ise, film güzel güzel giderken, özellikle ikici yarıda -sanki bir yetiştirme çabasındaymış gibi- olaylar birdenbire hızlanıyor ve konuya hakim değilseniz “Bir dakika, şimdi ne oldu, nasıl oldu?” gibi sorular kafanıza doluşuyor, akabinde sadece sürecin hızlandığını anlıyor ve rahatlıyorsunuz (Tıpkı yazı yazarken 1 satıra sığdırmanız gereken cümleyi başta geniş geniş yazarken, sonlara doğru sığmayacağını anlayıp tıkış tıkış yazmak gibi). Genel olarak bakıldığında ise filmdeki mekânlar, manzaralar, dönem kıyafetleri gibi noktalar oldukça başarılı. Kısacası, “Boleyn Kızı” gidilip görülmesi gereken bir film olsa da, bu derece iyi o
yuncular (özellikle bayan oyuncuların performansları çarpıcı), güzel mekânlar ve böylesi ilgi çekici bir konu ile daha güzel bir film yapılabilirdi kanımca.
Not: Konuya ilgisi olanlar The Tudors isimli diziyi mutlaka izlemeliler, filme göre çok daha tatmin edici işlenmiş. Dizi 4 sezon sürdü ve geçtiğimiz sezon sona erdi. En baştan itibaren Henry ve altı karısını anlatıyor. Oradaki Mary karakteri ile filmdeki çok, çok farklı. Dizideki figüran gibi birşey ve Scarlett’in oynadığı Mary’nin masumiyetinden çok uzak. Hangisi doğruya yakın bilemiyoruz tabii.






Scarlett iyidir ya
Hani oyunculuk olarak dizidekinden çok daha iyi oynamasından bahsediyorum
dizide yok gibi bişeydi diyorum, oyunculuk yapacağı bi kısım yoktu. hmm aslında vardı da neyse izlememişsindir sen o bölümleri