The Notebook ve Happily ever after
Oyuncular: Ryan Gosling, Rachel McAdams, James Garner, Gena Rowlands
Bu yazıyı yazmaya film eleştirisi niyetiyle başlamıştım. Baktım yolundan şaşmış, filmden bağımsız birşey olmuş. O yüzden kategorisini “kişisel” ilan ediyorum.
Konu klasik Türk filmi konusu; Allie ve Noah bir yaz tanışırlar ve birbirlerine delicesine âşık olurlar. Ancak, muhtelif sebeplerden ayrı düşerler ve bir türlü kavuşamazlar… Biz, asırlardır bildiğimiz bu hikâyeyi, bu sefer, huzurevinde yaşlı bir teyzeye kitap okuyan yaşlı amcadan dinleriz…
Bu filmi başka filmlerden ayıran nokta ise “…ve sonsuza kadar mutlu yaşadılar…” durumunun aslında gerçek olmadığı konusunda sizi aydınlatması. Genelde esas kız ve esas oğlan filmin sonunda-eğer ölmezlerse- kavuşurlar ve bu durum insana gerçekten de sonsuza kadar mutlu yaşayacaklarmış hissi verir. Tamamen bir yanılgı! Bu, aslında gerçek hayatın başladığı noktadır; bu gerçek hayat zorluklar, tartışmalar, iyi anılar, kötü anılar, çocuklar ve belki de Allie’ye olduğu gibi hastalıklar içerecektir… Ve bütün bunlar olduğunda, bize “sonsuza kadar” mutlu yaşayacaklarını düşündüren aşkları devreye girecek, tıpkı Noah’da olduğu gibi, her zamandan çok böyle zamanlarda işe yarayacaktır…
Hepsi bir yana, belki de “sonsuza kadar mutlu yaşamak” için, sadece “onunla yaşamak” yeterlidir. Bu durumda onlar da sonsuza kadar mutlu yaşamış oluyorlar, değil mi?
Filmdeki favori sahnem de şu aşağıdaki dans sahnesi, belirtmek isterim:)
Yönetmen: Nick Cassavetes
Oyuncular: Ryan Gosling, Rachel McAdams, James Garner, Gena Rowlands
IMDB Notu: 8.0
Konu klasik Türk filmi konusu; Allie ve Noah bir yaz tanışırlar ve birbirlerine delicesine âşık olurlar. Ancak, muhtelif sebeplerden ayrı düşerler ve bir türlü kavuşamazlar… Biz, asırlardır bildiğimiz bu hikâyeyi, bu sefer, huzurevinde yaşlı bir teyzeye kitap okuyan yaşlı amcadan dinleriz…
Bu filmi klasik olmaktan kurtaran nokta ise “…ve sonsuza kadar mutlu yaşadılar…” durumunun aslında gerçek olmadığı konusunda sizi aydınlatması. Genelde esas kız ve esas oğlan filmin sonunda-eğer ölmezlerse- kavuşurlar ve bu durum insana gerçekten de sonsuza kadar mutlu yaşayacaklarmış hissi verir. Tamamen bir yanılgı! Bu, aslında gerçek hayatın başladığı noktadır; bu gerçek hayat zorluklar, tartışmalar, iyi anılar, kötü anılar, çocuklar ve belki de Allie’ye olduğu gibi hastalıklar içerecektir… Ve bütün bunlar olduğunda, bize “sonsuza kadar” mutlu yaşayacaklarını düşündüren aşkları devreye girecek, tıpkı Noah’da olduğu gibi, her zamandan çok böyle zamanlarda işe yarayacaktır…
Hepsi bir yana, belki de “sonsuza kadar mutlu yaşamak” için, sadece “onunla yaşamak” yeterlidir. Bu durumda onlar da sonsuza kadar mutlu yaşamış oluyorlar, değil mi?
Yönetmen: Nick Cassavetes
Oyuncular: Ryan Gosling, Rachel McAdams, James Garner, Gena Rowlands
IMDB Notu: 8.0
Konu klasik Türk filmi konusu; Allie ve Noah bir yaz tanışırlar ve birbirlerine delicesine âşık olurlar. Ancak, muhtelif sebeplerden ayrı düşerler ve bir türlü kavuşamazlar… Biz, asırlardır bildiğimiz bu hikâyeyi, bu sefer, huzurevinde yaşlı bir teyzeye kitap okuyan yaşlı amcadan dinleriz…
Bu filmi klasik olmaktan kurtaran nokta ise “…ve sonsuza kadar mutlu yaşadılar…” durumunun aslında gerçek olmadığı konusunda sizi aydınlatması. Genelde esas kız ve esas oğlan filmin sonunda-eğer ölmezlerse- kavuşurlar ve bu durum insana gerçekten de sonsuza kadar mutlu yaşayacaklarmış hissi verir. Tamamen bir yanılgı! Bu, aslında gerçek hayatın başladığı noktadır; bu gerçek hayat zorluklar, tartışmalar, iyi anılar, kötü anılar, çocuklar ve belki de Allie’ye olduğu gibi hastalıklar içerecektir… Ve bütün bunlar olduğunda, bize “sonsuza kadar” mutlu yaşayacaklarını düşündüren aşkları devreye girecek, tıpkı Noah’da olduğu gibi, her zamandan çok böyle zamanlarda işe yarayacaktır…
Hepsi bir yana, belki de “sonsuza kadar mutlu yaşamak” için, sadece “onunla yaşamak” yeterlidir. Bu durumda onlar da sonsuza kadar mutlu yaşamış oluyorlar, değil mi?








1 sn bile hatırlaman için Noah’ın yaptıklarının aynısını belki fazlasını yapardım.
Önyargılarla izlediğim ama özellikle sonunda mahfolduğum bir film. Herkes izlemeli.
Delicesine ağladığım ve aşkın çok güzel bir şekilde ifade edildiği favori filmlerimden biridir, kesinlikle doğru bir seçim dostm…