Kabadayı

Yapım yılı: 2007

Yönetmen: Ömer Vargı

Senaryo: Yavuz Turgul

Oyuncular: Şener Şen , Kenan İmirzalıoğlu , İsmail Hacıoğlu , Rasim Öztekin , Aslı Tandoğan

İMDB Puanı: 7.8

“Bizler; eceliyle yatağında ölmeye karar verenler,
kurşunla ölenlerin şerefine içiyoruz.”

Konu: Yılların eskittiği kabadayılar içki masasında, işte böyle anıyorlar, kendileriyle aynı yolu seçmemiş ya da seçme şansı olmamış arkadaşlarını. Ali Osman da (Şener Şen) onlardan biri; geçmişte yaptıklarını olabildiğince geride bırakmış ve belki de geçmişin acısını çıkarırcasına ihtiyacı olanların, bütün garibanların babası olarak bir yeni bir hayat kurmuş kendine. Ancak, zaman geçiyor ve beraberinde Ali Osman’a varlığını yeni öğrendiği bir oğul ve bildiği her şeyi unutmasına sebep olabilecek bir hastalık getiriyor; daha sonra görüyoruz ki bu zaman, kabadayıları ve namlunun ucundakileri de Ali Osman’ın bildiğinden çok farklı bir yere getirmiş. Devran isimli yeni nesil “racon kesici” (Kenan İmirzalıoğlu), Ali Osman’ın yaklaşmaya çalıştığı ancak mütemadiyen terslendiği oğlu Murat’a (İsmail Hacıoğlu), Murat’ın âşık olduğu Karaca’ya (Aslı Tandoğan) ve dolayısıyla ikisinin birlikte çalıştıkları bara dadanır ve hepsinin başlarına bela olur. Devran, yetimhanede büyümüş ve kötü bir çocukluk geçirmiştir. Farklı mercilerden kendisine verilen güçle de sarhoş olan Devran, sık sık zorlu çocukluğunun arkasına saklanarak istediklerine (özellikle Karaca’ya) sahip olmak için her türlü yola başvurmayı hakkı olarak görür. Bu noktadan sonra dostluğun ve bunun sınırlarının anlaşıldığı, yeni ve eski neslin, merhametle acımasızlığın birbirine karıştığı bir savaş başlar.

Yorum: Eşkıya ve Gönül Yarası gibi önemli filmlerden sonra Yavuz Turgul’un senaryo yeteneğini ve Şener Şen’in tartışılmaz oyunculuğunu tekrar bir araya getiren Kabadayı’nın konusu kısaca bu şekilde. Filme genel olarak bakıldığında oldukça geleneksel bir senaryo ve tipik bir Türk filmi görüyoruz. Diyaloglar bazen vasat bir hal alsa da konu her Türk evladının ilgisini çekecek bir hikâye. Ancak filmin süresi, izleyiciyi filmden soğutacak kadar uzun tutulmuş, bir yerden sonra kendinizi sağa sola bakıp “Ara ne zaman acaba?” diye düşünürken bulabilirsiniz. Oyunculuklara gelince Şener Şen’e laf söylemek zaten kimsenin haddi olmadığından onu bir kenara bırakırsak, Kenan İmirzalıoğlu’na bence kahraman yerine psikopat rolü çok ama çok yakışmış ve Devran gibi bir karakterin altından alnının akıyla kalkmış (Devran Ruleti’ne dikkat etmenizi tavsiye ederim!). Filmde önemli olan bir başka karakter ise, “Sürmeli”, Rasim Öztekin tarafından canlandırılıyor. Oyuncu, kabadayılar dünyasındaki eşcinsel adamın duygusallığını ve “erkekliğini”(filmi izleyince anlayacaksınız) abartısız bir biçimde bizlere yansıtmış. Zaten filmden çıkıldığında en çok akılda kalan replikler bu iki karaktere ait. Başka filmlerinde oyunculuğunu beğendiğim İsmail Hacıoğlu, burada, belki de diğerlerinin gölgesinde kaldığından, ortalama olarak nitelendirilebilir. Aslı Tandoğan ise ortalamaya bile zor dâhil olur diyebilirim (Zaten her şeyin onun yüzünden olması ister istemez sempatinizi azaltıyor). “Kabadayı”, izlerken insanın gözüne çarpan ya da çarpmayan bazı hatalarına rağmen, Türk sinemasında bir yer edinip, izlenmesi gereken bir film olarak hafızalarımızda yerini alıyor.

  • Facebook
  • Twitter
  • Del.icio.us
  • RSS

Leave a Reply